Susan E. Schwartz, PhD ile Çevrim İçi Seminer
Bir kız çocuğu dünyaya, babası tarafından görülmeye, tanınmaya ve değerinin onaylanmasına yönelik doğuştan gelen bir beklentiyle gelir. Besleyici, bakım veren ve duygusal olarak erişilebilir bir baba figürüne duyulan ihtiyaç yalnızca kişisel biyografiyle sınırlı değildir; aynı zamanda bireysel ve kolektif düzeylerde, bilinçte ve bilinçdışında işleyen sembolik örüntülerle de ilişkilidir.
Jungiyen analitik psikoloji perspektifinden baba arketipi, aile yapıları, kültürel değerler ve toplumsal koşullar tarafından biçimlenen çeşitli imgeler ve semboller aracılığıyla deneyimlenir. Gerçek baba ile babanın arketipsel imgesi birbirinden farklı olmakla birlikte, psikolojik gelişim ve bireyin iç dünyası içinde birbiriyle derinden ilişkili hâle gelebilir.
Babanın yokluğu yalnızca fiziksel olmayabilir. Duygusal erişilemezlik, kişinin kendi duygulanımsal yaşamından kopukluğu ya da iç dünyasına yabancılaşması da psikolojik bir yokluk biçimi olarak deneyimlenebilir.
Bir baba kendisine karşı psikolojik olarak mevcut değilse, kız çocuğu için ne ölçüde mevcut olabilir?
Duygusal olarak erişilemez bir babayla ilişki kurmaya çalışan kız çocuk, babasını duygusal olarak canlandırmaya, onun dikkatini ve tanınmasını kazanmaya ya da ilişkide eksik olanı onarmaya yönelebilir. Ancak babayı psikolojik olarak “hayata döndürmeye” yönelik bu çaba, zaman içinde kişinin kendi canlılığını, ihtiyaçlarını, duygularını ve öznel deneyimini geri plana itmesine neden olabilir.
Babanın fiziksel ve/veya duygusal yokluğu; boşluk duygusu, içsel dayanak eksikliği ya da benliğin süreklilik ve tutarlılık deneyiminde güçlükler biçiminde içselleştirilebilir.
Bu durum;
gibi farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.
Baba–kız ilişkisi seminerin temel çıkış noktasını oluştursa da seminerin kapsamı yalnızca kız çocukları ya da kadınlarla sınırlı değildir.
Feminen, burada yalnızca kadınlara özgü bir kategori olarak değil, psişenin psikolojik ve sembolik bir boyutu olarak ele alınmaktadır.
Bu nedenle seminer, baba imgesi ile feminen arasındaki ilişkiyi farklı cinsiyetlerdeki psişik yaşam açısından da değerlendirecek; tanınma, otorite, ilişkisellik, özlem, bedenlenme, değer ve psikolojik mevcudiyet gibi daha geniş temaları Jungiyen perspektiften ele alacaktır.
Susan E. Schwartz seminer boyunca baba arzusu, baba yaraları, baba kompleksi, baba arketipi ve bilinçdışı baba imgelerini inceleyecek; bu psişik yapılanmaların yetişkinlik ilişkilerinde ve yaşamın diğer alanlarında nasıl yeniden konstelle olabildiğini tartışacaktır.
Baba imgesi, kişinin yalnızca gerçek babasıyla kurduğu ilişki içerisinde değil; otoriteyle ilişkide, tanınma beklentilerinde, değer duygusunda, çekim ve hayal kırıklığı örüntülerinde ve dışsal onay arayışında da etkisini sürdürebilir.
Bu perspektiften baba yaraları yalnızca geçmişte kalmış biyografik olaylar olarak değil; kişisel deneyimin, arketipsel imgelerin, kültürel beklentilerin ve bilinçdışı ilişkisel örüntülerin kesiştiği daha karmaşık bir psişik yapılanmanın parçası olarak ele alınacaktır.
Jungiyen analitik psikoloji, kusursuz ya da tamamen çatışmasız bir kişilik oluşturmayı amaçlamaz. Bunun yerine psişenin bilinçte yeterince temsil edilmemiş yönlerini farkındalık alanına taşımayı ve kişiliğin farklı boyutları arasında daha bilinçli ve ayrımlaşmış bir ilişki geliştirmeyi hedefler.
Bilinçdışı malzemenin bilince taşınmasıyla kişi, yok olan babanın, baba tarafından tanınma özleminin ve bilinçdışı baba imgelerinin güncel deneyimini nasıl şekillendirdiğini fark etmeye başlayabilir.
Bu süreç, kişinin babanın yokluğunu dış dünyada tekrar tekrar doldurmaya çalışma eğiliminden uzaklaşmasına; daha güçlü bir psikolojik mevcudiyet, içsel dayanak ve kendilikle daha bilinçli bir ilişki geliştirmesine olanak sağlayabilir.
Bireyleşme sürecinde amaç baba kompleksini ortadan kaldırmak değil, onunla ilişkili psişik içeriklerle daha bilinçli ve ayrımlaşmış bir ilişki kurabilmektir.
Seminer;
analitik psikoloji, Jungiyen psikoloji, baba–kız dinamikleri, baba kompleksi, baba arketipi, feminen psikolojisi, bilinçdışı ilişkisel örüntüler, kuşaklararası aktarım ve bireyleşme süreci
ile ilgilenen;
ruh sağlığı profesyonelleri, psikologlar, psikolojik danışmanlar, psikiyatristler, öğrenciler, araştırmacılar ve konuya ilgi duyan katılımcılar için uygundur.
Seminerin çıkış noktası baba–kız ilişkisi olsa da psikolojik kapsamı yalnızca kadınlarla sınırlı değildir.
Susan E. Schwartz, PhD, İsviçre’nin Zürih kentinde Jungiyen analist olarak eğitim almıştır.
100’ün üzerinde podcast ve YouTube kanalına konuk olmuş; Amerika Birleşik Devletleri’nde ve dünyanın farklı bölgelerinde düzenlenen çok sayıda Jungiyen konferans ve eğitim programında sunumlar gerçekleştirmiştir.
Jungiyen analitik psikoloji üzerine çeşitli akademik dergilerde yayımlanmış makaleleri ve kitap bölümleri bulunmaktadır.
Kitapları arasında:
yer almaktadır.
Eserleri Routledge tarafından yayımlanmaktadır.
Tarih: 17 Ekim 2026, Cumartesi
Saat: 17:00 İstanbul saati — UTC+3
Platform: Zoom / Çevrim İçi
Süre: 2 saat
Konuşmacı: Susan E. Schwartz, PhD
Seminer dili: İngilizce
Türkçe destek: Zoom’un Türkçe çeviri özelliği aktif olacaktır.
Soru-Cevap: Seminerin sonunda 30 dakikalık soru-cevap bölümü gerçekleştirilecektir.
Katılım ücreti: 3.000 TL
Katılım sertifikası: Verilecektir.
Kayıt sırasında ödeme kredi kartı veya banka havalesi/EFT yoluyla gerçekleştirilebilir.
Kayıt bağlantısı:
https://jungianstudiesistanbul.com/product/the-absent-father-effect-on-daughters/
Google Calendar'a eklemek için aşağıdaki bağlantıya tıklayın:
Google Calendar'a GitRuh sağlığı profesyonelleri için ortak alan.